Demokratikleşme Paketi

Paketin Getirdikleri

Cumhuriyet: Ataol Behramoğlu: AKP Andımız'dan Ne İstiyor?

İlkokul çağlarımızdan bugünlere, hemen hepimizin aklında Andımız’dan bir şeyler kalmıştır. Belleğimi yokladım, eksiksiz orada duruyor… Peki, çocukluğumuzda her okul sabahı bu sözleri yinelerken anlamlarını düşünür müydük? Sanmıyorum. Buna karşılık o erken sabah saatlerinde bir ağızdan haykırırcasına seslendirdiğimiz bu sözlerde, anlamlarından çok, onları birlikte söylüyor olmamızın coşkusunu duyumsardık. Devamı…

Başörtüsü Kamusal Alanda

Yeni Şafak: Hilal Kaplan: Bittiğin An, Bu Andır!

Dün, 8 Ekim 2013 günü, devletin başörtüsü üzerine kurduğu paradigma resmen değişti. Bu büyük kazanımın farkında olarak durmak yok, mücadeleye devam... Hatice Babacan'dan Medine Bircan'a, Şule Yüksel Şenler'den Merve Kavakçı'ya kadar bu mücadelenin içinde yer almış tüm başörtülü kadınlara selâm olsun. İnanca saygı, başörtüsüne özgürlük'ten 'Başörtülü aday yoksa, oy da yok'a kadar nice slogan ve kampanyayla 'Buradayız!' demiş hemcinslerimin çektiği çilelerin 'bu dünyada da' boşa gitmediğini gösterdiği için Allah'a sonsuz şükürler olsun. Devamı…

Yerel Seçim Hamleleri

Akşam: Cengiz Özdemir: Sarıgül aday olur mu?

Yerel seçimlere sadece altı ay kaldı. Demek ki, birkaç hafta sonra ortalık aday adayından, adaydan geçilemez bir hale gelecek. Ama şimdilerde hemen bütün medya organlarında sadece tek bir isimden söz ediliyor: Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül. Yaşımın oy kullanmaya yetmediği yıllardan beridir bütün seçimleri dikkatle izledim. Çoğunda seçmendim, birinde aday ama hepsinde izleyiciydim. Bugünkü yazımın başlığı olan “Mustafa Sarıgül aday olur mu?” sorusunun ilgili bütün taraflarını da çok iyi tanıyorum. Devamı...

Reform mu? Oyalama mı?

YeniŞafak: Yasin Aktay: Siyasete davet paketi

Demokratikleşme paketinin AK Parti'nin 11 yıllık iktidarında ortaya koyduğu genel politikalarıyla bir süreklilik arz ediyor olduğu muhakkak. Bir bakıma kendi politikasının iyice belirginleşmiş genel paradigması açısından bir farklılık ortaya koymuyor. Ama bu paradigmanın kendisi baştan beri yönetmekte olduğu devletin bildik paradigmasından tamamen farklı, hatta ona muhalif. AK Parti 11 yıldır muhalifi olduğu bir devlet paradigmasını dönüştürmekle meşgul ve gücünü de biraz bu siyasal aktivizminden alıyor. Devamı…

Paketten Çıkanlar

Taraf: Murat Belge: ‘Paket’ konusu

Geçen Pazartesi, Türkiye’de “demokrasi paketi” açıklanırken ben de Roma’dan “yurda dönüş” süreci içindeydim. Akşam evde “paket tartışmaları”na “mülâki” oldum. Bu memlekette bir kesim var, AKP iktidarını kötülemekten başka bir şey yapamıyor. “Muhalefet” burada hep böyle anlaşılmıştır ama bunun bu kadar aşırısı AKP dönemine özgü. O kesime göre bu paket “yararsız, yetersiz” falan filan değil, düpedüz zararlı. Bir de, paketi öve öve nereye koyacağını bilemeyen kesim var. Dediğim gibi, pazartesi döndüm, bugün cuma, döndüğüm ülkenin giderkenki ülkeden daha demokratik olduğunu hissettiren bir şeye rastlamadım. Anayasa oylaması öncesindeki tartışmalarda “Yetmez ama evet” diye bir söz çıkmış ve kavramlaşmıştı. Bu paket için de uygun bir niteleme. Paketin kimseye zararı yok (olduğuna inanan bir kesim bulunsa da): belirli yararları var. Devamı…

“Demokratikleşme” ve Kimlik Sorunu

Hürriyet: Taha Akyol:Kimlik Dinamitleri

İster Türkmen ister Arap asıllı (Nusayri) olsun, Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti ve tedirginliği bellidir. Bunu hem yayınladıkları bildirilerden biliyoruz, hem tırmanan olaylardan, gösterdikleri tepkilerden...
Suriye olayları tırmandıkça Hatay’da huzursuzluk da arttı. Protesto eylemleriyle tepkilerini ortaya koyan insanları “Diktatörü mü destekliyorsunuz?” diye eleştirmenin anlamı yok, etkisi de olmuyor zaten. Çünkü bu insanların derdi siyasi rejim değil, tırmanan kimlikler çatışmasıdır. Sedat Ergin’in dünkü yazısını okumadıysanız muhakkak okuyun. Başta Adıyaman olmak üzere civar illerden Suriye’deki hem El Kaide’ye bağlı cihatçı gruplara, hem Esad’ı destekleyen Hizbullah’a ve Esad kuvvetlerine katılmak için“kaybolan” gençleri anlatıyordu. Gerilimin nerelere kadar tırmanacağına dair kaygı verici ön işaretlerdir bunlar. Devamı…

'Eylül' Paketi

Zaman: Etyen Mahçupyan: Kürtlere Mini Paket

Eğer demagoji yapmıyorsa hiçbir Kürt bu adımların yararsız ve anlamsız olduğunu söylemeyecektir. Ama Kürtlerin önemli bir kısmı da bu yapılanları bir bayram paketinden çıkan küçük şeker ve sakızlara benzetecektir. Çünkü Kürtler için önemli olan çözüm sürecinin ilerlemesi ve bu yol tek taraflı iyileştirmelerle yürünebilir değil. Çözümün bir müzakereye muhtaç olduğunu varsaydığınız anda, beklentiniz de söz konusu müzakereyi mümkün kılan adımların atılması olacaktır. Devamı…

Yeni "Demokratikleşme" Paketi

Zaman: Ekrem Dumanlı: Demokratik reformlara devam

Aylardır merakla beklenen pakette hemen her kesimi ilgilendiren bir kısım reformlar yer almakta. Ancak, pek çok meselede olduğu gibi, paket etrafında yoğun bir tartışma yaşanacağı âşikâr. Uzun bir süredir paketin ayrıntılarına dair duyumlar içeren yayınlar yapılıyordu. Dün görüldü ki Türkiye’de habercilik halen güçlü bir damara sahip. Mesela dün açıklanan paket içinde yer alıp da daha önce haber yapılmadık bir konu neredeyse yoktu. Haberi yapıldığı halde pakette yer almayan mevzuların bilgi eksikliğinden mi; yoksa zaman darlığı ve mevzuat tıkanıklığı gibi sebeplerden mi kaynaklandığını ileride anlayacağız. Devamı...

Paketin Sırrı

YeniŞafak: Abdülkadir Selvi: Pakette ne var?

Türkiye, paket paket demokratikleşiyor. Ama aslında Türkiye için demokratikleşme bir paket sorunu değil. Aslında bir süreç sorunu da değil. Çünkü süreçlerin başı ve sonu olur.Türkiye gibi yasaklar ve korkular üzerine inşa edilmiş, 'paralel devlet' için demokratikleşme sonu olmayan bir başlangıç.Her adım yeni bir başlangıç.Bugün yeni başlangıçlardan birine daha tanıklık edeceğiz.Başbakan Erdoğan uzun süredir üzerinde çalışılan, demokratikleşme paketini açıklayacak. Devamı…

“Demokratikleşme” Paketi II

Zaman: Hüseyin Gülerce: Seçim Barajı Olmalı mı?

Sayın Başbakan on gün içinde demokratikleşme paketini açıklayacak. Halen geçerli olan yüzde 10’luk seçim barajının düşürüleceğini sanmıyorum. Başbakan Erdoğan’ın bu konudaki tavrı net. Baraj düşürülürse diyelim AK Parti; Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi’ne 20-25 kadar milletvekilliği vermiş olacak. Ama bunun karşılığında temsilde adaletin yanında TBMM tam bir istişare zemini haline gelecektir. Farklı seslerin, farklı görüşlerin kavgasız, hakaretsiz, tam anlamıyla “her şey ülkemiz için” anlayışı ile seslendirilmesi sayesinde, farklılıkların zenginliği ne demekmiş onu göreceğiz. AK Parti, demokratik olgunluk ve uzlaşma kültürü dönemini başlatma fırsatını heba etmemelidir… Devamı…

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org